Amine Anne ve Mevlid Kandili


selective focus photography of pink rose

 

Ne zaman Mevlid kandili gelse gülümseyerek çocukluğumu hatırlarım. Evi nazenin bir heyecan kaplardı. Akşam olur, insanlar camiileri doldururdu. Akrabalar bazen zoraki ve sırf ayıp olmasın diye bazen de kalpten tek tek aranır, kandiller kutlanır, bu vesileyle hal hatır da sorulurdu. Sonra televizyonda canlı yayınla camiden bağlanan hoca mevlid okurdu. Kamera vecd içinde kendinden geçen dedeleri, küçük ellerini açmış bebeleri bilhassa yayına dahil etmeyi pek severdi.

Annem bu esnada abdestini alır, babamdan miras kalan kadife namazlığın üzerinde namazını kılar, başında beyaz yazması, televizyonun sesini kısar ve Kuran okurdu.

Benim ise içimde küçük yaştan itibaren hep bu özel günü layığıyla idrak edememenin hüznü olurdu. Bazen istediğim gibi ibadet edememek küçük bedenime öyle ağır gelirdi ki o gece uykularıma suçluluk duygusu eşlik ederdi. Teyzemin kızı da bu hisleri kendinde misafir edenlerdendi; kandil gecelerinden birinde namaz kılamadan uykuya dalmış ve rüyasında sabaha kadar 100 rekat namaz kılmıştı. Bu büyülü rüya bana sahih niyetin gücünü göstermişti ve gönlüme gül kokulu sular serpmişti.

Mevlid Kandili dolayısıyla ilk önce Hz Muhammed (sav)’in dünyaya gelmesine vesile olan ataları; annesi Amine valideyi ve sevgili babası Abdullah’ı anıyorum. Benim için özellikle Amine validemizin hatırası çok canlı. Bu yüzden Vesiletü’n Necat’tan şu kısmı alıntılamak istiyorum:

Âmine Hatun Muhammed ânesi

Ol sadefden doğdu ol dür danesi

Çünkü Abdullah’dan oldu hamile

Vakt irişdi hafta vü eyyam ile

Amine hatun gözüyle gördüğün

Ol gicede nice lutfa erdiğin

                                                                                                                                                   -Süleyman Çelebi, Vesiletün Necat

O inci tanesi olan Peygamberimiz Hz Muhammed (sav), sedefe benzetilen Amine valideden doğmuştur. Nedir ki peygamberimiz henüz altı yaşındayken vefat eden Amine valide hakkında çok malumatımız yoktur. Varsın maddi izahatlardan mahrum olalım, biz de Amine validenin dünya yaşantısından ise onun temsil ettiği kutsal dişilik mertebesine bakalım.

Hz Muhammed’in (sav) güzel sıfatlarından biri olan Nebiyy’ü-l ümmî kelime manası itibariyle genelde okuma yazma bilmeyen olarak çevrilir. Bu kelime anne, kaynak ve temel anlamını veren “umm” kökünden gelir (bknz The Oxford Dictionary of Islam). Bu da Hz. Muhammed’in (sav) temsil ettiği kutsal dişilik sıfatının güçlü bir göstergesidir. Ayrıca Kuran’ın ümme’l kitap olarak geçmesi de tesadüf değildir.

Bunun yanında Allah’ın güzel sıfatlarından bir kısmı eril hasletleri, bir kısmı da dişil hasletleri gösterir. Yaratılanlar da bu sıfatların tecelli ettiği birer aynadır. Eril ve dişil sıfatlar bir insanda ne kadar dengede ise, o insanın gönlü o kadar tevhid yani birlik üzerine olur ve psişesinde içinde bulunduğu kültür, medya ve yozlaşma yüzünden vuku bulan ayrılıklar ve ikilikler tevhid potasında erir ve şifalanır. İslam inancında maalesef ataerkilin ve modernitenin yer yer travmatize ettiği kavramlardan dolayı İslam’ın da bu birleyici yönünde eşit miktarda önem sarf eden dişil haslete karşı körleşmiş ve sağırlaşmış durumdayız. Bu yüzden dişil güçten ve analardan daha çok bahsetmek, hep bahsetmek ve onlara hak ettikleri özeni ve dikkati göstermek tevhid yolunda olanlar için elzemdir, hatta gecikmiş bir evlat görevdir.

Ey Amine validemiz! 

Rahim, Halim ve Vedud sıfatlarının en parlak tecelli ettiği aynalardan biri! Rahimden rahmin zuhur ettiği pür ü pak ve durmaz akan kaynak! 

Senin için kimler sayfalar dolusu beyitler yazdı? 

Senin yüzün suyun hürmetine kaç kişi gözyaşı döktü? 

Hz. Muhammed (sav)’in belki de senin yokluğunda hissettiği hüznü kim kalbinde hissetti? 

O ezelden ebede var olan Nur’u rahminde taşırken acı tatlı yaşadığın anları kimler anlamaya ve hissetmeye çalıştı? 

Bu kutsal vazifeyi layığıyla yerine getirdiğin ve böylesine güçlü bir kadın olduğun için kim seni takdir etti?

Seni seviyorum, seni görüyorum, seni duyuyorum, seni tüm varlığımla takdir ediyorum ve o mis kokulu ellerinden, Peygamberimizin saçlarını okşayan o ellerinden öpüyorum. Hz. Muhammed (sav) in anası benim de başımın tacıdır. Sen ki gönüller sultanı, “babasının annesi” Hz. Fatıma’nın babaannesi ve Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendilerimizin büyükannesisin. Nasıl olur da seni unuturum? Nasıl olur da seni anılarımda yetim bırakırım? Amine valideyi unutmak Hz.Muhammed’i (sav) unutmaktır.

Allah korusun.

Küçük yaştan itibaren hep bu özel günü layığıyla idrak edememenin hüznü işte buydu. Çünkü kimse senden bahsetmiyordu. İsmin Kuran kursundaki beş dakikaya sığdırılmıştı.

***

Mevlid Kandili Hz. Muhammed (sav)’in iki tür doğumuna işaret ediyor. Birincisi madden yeryüzünü şereflendirdiği zamana ve mekana bağlı doğumudur. Kandil münasebetiyle genel olarak bu maddi doğum kutlanır, ne de güzel yapılır. Alemlerin rahmetinin dünyaya gelmesi insanlığa ne büyük lütuftur.

Peki hakikat-i Muhammedi’nin doğumunu kaç kişi kutluyor? Hz. Muhammed (sav)in Nur’unun temsil ettiği o hakikatin rehberliğinde kaç kişi kendinde bu hakikati ve nuru doğurmaya gayret ediyor?

Sendeki dişinin, Amine validemiz gibi bu Nur’u rahminde taşımaya ne kadar cesareti ve gönüllülüğü var ey talip?

Sen de ümmî olmak ve anneliği tatmak istemez misin? Kendi hakikatini beslemek, büyütmek ve ona ebeveyn olmak istemez misin? Ne zamana kadar yetim ve boynu bükük kalacak içindeki Nur? Evet senden de bahsediyorum erkek dostlarım, lütfen bu sözleri üzerinize alının. Ümidinizi yitirmeyin, siz de pek âlâ kendi özünüze mükemmel bir anne olma istidadına sahipsiniz. Cinsiyet meselesi bizi yanıltmasın. Hakikatin olduğu yerde cinsiyet yanar kül olur.

Yoksa sen hala kandil simidiyle geçirmeye devam mı edeceksin mevlid kandillerini?

Bu gece belki merhamet ve muhabbet seni bulur ve kucağında seni uyutur.

Tüm suçluluk duygularından âri bir uyku olur bu. 100 rekat namazını ana kucağında kılarsın. Tesbihini anne gibi kokan o beyaz örtünün altında çekersin. uzun bir iç çekersin. Kalbin rızanın ne olduğunu tadar.

Sonunda Hz Muhammed’i (sav) sevmek neymiş, belki anlarsın.

Hele bir de sahih niyetin olsun.

Tüm inananların, teslim olmuşların ve “anaların” kandil mevlidini ve doğumunu kutlarım efendim.

 


Yazar

Aslınur

Aslınur yazarak, çizerek, resmederek, çevirerek, manevi turlar ve online dersler tasarlayarak Anadolu hikmet kültürünü modern zamanlarda canlandırmaya gayret ediyor. Boğaziçi Üniversitesinde okuduğu İngiliz Edebiyatı ve Türk Edebiyatı bölümleri, doğu ve batı arasında köprü kurmasına yardımcı oldu. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi İlahiyat fakültesinde İslam edebiyatı bölümünde yaparken tasavvuf edebiyatında özellikle Hz Mevlana’nın Mesnevi’sinde derinleşme şansını yakaladı. Bu sayede, Anadolu hikmet geleneğinden gelen eserleri günümüz diline ve kültürüne çevirme tutkusunu keşfetti. Bu çevirinin, kolektif şifaya ve barışa olan katkısını daha yakından keşfetmeye başladı.

Güzelliği Paylaş

copyright – all rights reserved – Gizlilik Şartnamesi

web sitesi yapımı fromEssence.com